8 Kasım 2013 Cuma

24 altın

Günün birinde güzel bir ülkenin güzel bir padişahı varmış. Bu padişahın oldukça veziri varmış. Bir 
gün aklına bir düşünce gelmiş ve onu yapmak için hemen ile koyulmuş seçtiği iki vezirine bir görev vermiş. Vezirler bu görev için iki gün hazırlanıp yola çıkmışlar. İkisinin yolculığuda iyi geçiyormuş. Birinci vezir padişahının verdiği görevi yaparken 24 altınını çoaltmak için ticaret işine girmiş. Bu yöntemle padişahının verdiği 24 altını 1000 altın yapmış. Ayrıca bu parayla padişahını sevindirecek
birsürür hediyeler almış. İkinci vezire gelince o 24 altını görünce padişahın verdiği görevi unutmuş. 
İlk önce kendine güzel bir sofra hazırlatmış (tabiki padişahın verdiği altınlarla) sofrada çeşit çeşit yiyecekler varmış o gün kendine keyif yapmış. Daha sonraki günleri ise kumara, içkiye. Harama harcamış. Neyse sonunda sadece bir altını kalmış. Ne yapacağım ne yapacağım diye düşünürken bir gün birinci vezirle karşılaşmışlar. Birinci vezir halinden memnunmuş am ya diğeri tam tersi. İki arkadaş konuşmaya başlamışlar:




- işler nasıl gitti
- ben ticaretle paramı genişlettim ve padişaha hediyeler aldım ayrıca padişahın verdiği görevi de başarıyla tamamladım.
- peki ya sen ne yaptın ?

- benim sadece 1 altınım kaldı. 24 altını görünce hemen içkiye, kumara ve sigaraya harcadım şimdi ne yapacağımı bilmiyorum

Bence bir altınla dönüş bileti al ve geri dönüp padişahtan özür dile. Sizce ikinci vezir padişahın yanına gidip ondan özür diledimi yoksa son altını da harama mı harcadı bunun cevabını bir sonraki 
sayımızda öğreniceksiniz..,

1 yorum: